24 Şubat 2015 Salı

Kısa Kısa

İnsanın uğraşacak bir şeylerinin olması çok iyi geliyor böyle zamanlarda. Ben de bu sıkıntılı günlerde çıkardığım bir iki parçayı paylaşayım sizinle. 





Daha önce tepsisini çalıştığım modele takım olarak gitti.


Bu da mini minicik İpek için. Esracım, bak lavantaların dekor yaptı bana mis gibi kokusuyla:))

Sevgiyle kalın.


18 Şubat 2015 Çarşamba

Soğukta Kahve Keyfi

Halimden anlayan dostlar tahmin eder ki buzzzz kestim yine. Ortalık felç İstanbul' da. Keyfi evinde güzel, Allah dışarıda olanlara yardım etsin. Bu havada kulağa en hoş gelen şey sıcak bir fincan çay yada kahve eşliğinde oturmak.


Benim mutfağımda hazır, sizde buyrun arkadaşlar birlikte içelim:))


(Karatahta mutfak panosuna one stroke çalışması)


Değerli bir de misafirim var, cana ne denli yakın olduğu aşikar, o denli açık ve net yazmış ki yorumunda isteklerini, kırk yıllık dostum gibi hür ve rahat hazırlanmak onun için. En sevdiğim ziyaretçi tipi :)) Ben de ne yapsam, nasıl yapsam diye sıkılıp kasılmıyorum bu sayede. Hoşgeldiniz sefalar getirdiniz Nurdan Hanımcım, sanal da olsa ne güzelmiş sizi ağırlamak.


13 Şubat 2015 Cuma

Hafta sonu postu :)

Hafta sonu geldiii, evde güzel sohbetlere eşlik edecek çayın, kahvenin yanı boş olmasın, ağzımız tatlansın, keyfimiz bol olsun diyenler, bir önceki postumda nutellalı çöreği görüp tarifini merak edenler buraya:)) Bol bol fotolu anlatmaya çalışacağım. Bir de sürprizim var size postun devamında.
Bilirsiniz ki ben tarif paylaşırken önce mutlaka denerim ve beğenirsem yazarım. Bu yüzden bu tarifi daha önce yazmamıştım. Güzel olmasına güzeldi de içime sinmeyen birşeyler vardı. Tam olarak damak tadımı bulmamıştı. Ben de ne yaptım? Miktarlar ve içerik üzerinde kendime uygun oynamalar yaparak keyif alacağım forma getirdim. Sonuç mutluluk verici olduğu için gönül rahatlığıyla yazıyorum bugün. Haydi başlayalım o zaman. Resimler için şimdiden özür, amatör çekim olunca bu havada iyi görüntü yakalayamadım ama işimizi görür sanırım.


Hamur için gerekli malzemeler
1 yumurta
1 su bardağı ılık süt
2 yemek kaşığı toz şeker
1/2 su bardağı pudra şekeri
1 küçük paket (1 yemek kaşığı) kuru maya
150 gr tereyağ yoksa margarin, erimiş ve ılık olmalı
3- 3,5 su bardağı un

Hamurun hazırlanışı
3 bardak unu bir kaba alıp kuru maya, toz şeker, pudra şekeri ekleyerek karıştırıyoruz.
Ortasına havuz açıp yumurta beyazını koyuyoruz (sarısı üzerine sürmek için ayrılacak)
Ilık süsü yavaş yavaş ekleyerek yumurta beyazını çırpıp elimizle karıştırmaya başlıyoruz.
Ardından tereyağı yavaşça ilave ederek hamurumuzu hazırlıyoruz. 
Kıvamını kontrol ederek bir miktar daha un ekleyebilirsiniz. (kasenin kenarına yapışmayan kıvamı bulmalı) 
Üzerini kapatarak hatta bir örtüyle de sararak 45- 50 dakika hamurumuzu mayalandırıyoruz.
NOT: Ben bu tip hamur işlerinin daha yumuşak olması için hamuru yumuşak tutarım. Hafif elime yapışmalı. Size de tavsiye ederim. Ayrıca çabuk bayatlamaması için yumurta sarısını içine koymam.

Çöreğin yapılışı

Bu aşamayı fotolarla anlatmaya çalışacağım. Öncelikle mayalanan hamurumuzu tekrar yoğurup 5 parçaya bölüyoruz. İlk bezemizi yuvarlak açıp pişirme tepsimize alıyoruz. Açılan bezenin büyüklüğünü göstermek için ben yuvarlak borcama yerleştirdim. Her bezeyi bu büyüklükte açtığınızda inceliği de tam oluyor.
(Daha önceki tarifte 4 parçaya bölmüştüm ki beni rahatsız eden durumlardan biriydi. Çünkü hamur kalın oldu ve çörekten çok ekmek gibiydi, nutellanın tadını damağımda hissedememiştim. Hamuru daha ince olmalıydı.)


Hamuru yerleştirdikten sonra bolca nutella sürüp 2. kat için tekrar bir beze açıyoruz ve üzerine yine bolca nutella sürüyoruz. Sonra 3. katta aynen tekrarlıyoruz ve 4. bezeyi de açıp üzerine kapatıyoruz.


Ortasına bir bardak yada benzeri bir şey koyup, önce 4 parçaya ayıracak şekilde kesiyoruz. Sonra bu parçaları da 4 eşit parçaya ayırıyoruz. 


Gördüğünüz gibi 16 eşit parçamız var.


Sonra bu parçaları ikişerli olarak elimize alıyoruz.


İkisini birden içe doğru 3 tur döndürerek


şekil veriyoruz.


Üzerine yumurta sarısını sürüyoruz. 180 derece önceden ısıtılmış fırında üzeri kızarana kadar tutuyoruz.
(Bir ipucu daha vereyim. Bu tip hamur işlerinin tamamında yumurta sarısının içine bir kaç damla su damlatarak seyreltir ve bu şekilde sürerseniz daha parlak bir görünüm sağlayabilirsiniz. )


Ben akşam sizin için tattım ve çok memnun kaldım:))

Şimdi sorabilirsiniz hamur 5 parçaya ayrıldı, 4 tanesini kullandık 5. si ne oldu diye. Bende ziyan yok bilirsiniz, hamurun malzemeleri özenle seçildi ki kalan parça da değerlensin. Ne yapıyoruz, işte sürpriiiiz:))


Pastanelerdeki ay çöreğinden...

Kakaolu kekiniz arttı dondurucuya mı koydunuz, çıkarın. İkramlar çok geldi kakaolu kek arttı mı, değerlendirin. Hiç mi kakaolu kekiniz yok, o zaman 4 tane kakaolu topkek alın :)))

İçi için gerekli malzemeler
1,5 su bardağı rondodan geçmiş kakaolu kek (4 tane topkek kakaolu)
1 tatlı kaşığı kakao
1 tatlı kaşığı pudra şekeri
1 çay kaşığı tarçın
1 yemek kaşığı kuru üzüm
2 yemek kaşığı ceviz (iri çekilmiş)
1/2 çay bardağı süt


Kalan bezemizi 6 parçaya ayırıyoruz.


Bu şekilde açarak bolcana içimizden koyuyoruz. Missss gibi tarçın kokuyor:))


Yuvarlayıp uçlarını kapatıyoruz. Ay şekli vererek tepsiye alıyoruz.


Kalan yumurta sarımızı da üzerine sürüp 180 derece ısıtılmış fırınımıza veriyoruz.


Bu hamuru sadece ay çöreği yapmak için de kullanabilirsiniz. Bu durumda iç ölçüsünü oranlayarak artırabilirsiniz. Ayrıca nutella yerine ezilmiş haşhaşlı veya tahinli içi hazırlayabilir ve çöreklerinizi afiyetle tüketebilirsiniz. Kızım için nutella kullandım ama en kısa sürede tahinli istiyoruuum:)

Bu günlü bu kadar. Sözümü tutmuş olmanın huzuruyla ayrılıyorum efendim. Gerisi size kalmış. Keyifle yiyebileceğiniz, yediğinizden tat alacağınız, yediklerinizi sevdiklerinizle paylaşacağınız ve yediklerinizin güzel sohbetlere eşlik edeceği mutlu bir haftasonu dilerim.

Sevgiyle kalın, sevgiliniz olsun ya da olmasın, sevdikleriniz hep yanınızda olsun...





















9 Şubat 2015 Pazartesi

Tatil Bitti

Uzunca bir aradan sonra ne güzel tekrar merhaba diyebilmek. Sınavlardı, tatildi derken hepsi geride kaldı ve nihayet oturabildim bilgisayarın başına. Malum yazı yazmak zaman istiyor. Arada kısa yoldan facebook ve instagram hesaplarımı gezebildim ama bloğa uğrayamadım. Tatil olunca aman kuzucuklar dinlensin, derslerden boğuldular değişiklik olsun derdiyle çeşitli aktiviteler planlandığı için koşuşturmacası bol oluyor bu günlerin. Fırsattan istifade kar diye başımın etini yiyen kızıma kar gösterebilmek için Kartepe yolunu tuttuk. Gönlü oldu sonunda, benim için nasıl olduğunu söylememe gerek yok sanırım :)) Çocuklar için katlanılıyor, yeter ki mutlu olsunlar. Arada Sapanca'ya da indik, orası tam benlik işte. Bol bol yürüdük, temiz hava aldık. İstanbul gürültüsünden sonra huzur verdi.


Dağda durum bu, peki ben neredeyim? Tabiki sıcak kahvemle camın arkasında izlemedeyim. Çıkar mıyım hiç dışarı :))


Oh güzelim güneş varken yararlanmak lazım. Missss....


Peki bu ne şimdi? Eli alışan insanın boş duramamak gibi bir huyu olunca, gittiği yere de taşıma huyu çıkıyor zamanla. 


Fena mı canım, bu tepsi de aradan çıkıverdi işte. Merak eden olursa stencılla çalıştım.


Evdeki kısa vakitleri de değerlendirdim. Aklımda olan çamaşır sepetimi boyadım,


canım arkadaşım Bahar'ın hediyesi çerçevelerimin içine desenlerini koydum,


ve de bol bol hamur işi yaptım. Sitedeki kızlar soğuk diye evlerde toplanınca, atıştırmayı da sevince, aman yesin canlar diyerek mutfakla aramdaki bağı aşka çevirdim:))) Tarifleri ara ara sizinle de paylaşırım ama bugünlük bu kadar yeter. Sevgiyle ve sağlıkla kalın.








27 Ocak 2015 Salı

Tuzlu Tarif

Bayılırım çabucacık hazırlanan lezzetlere bilirsiniz. Yapınca da paylaşıveririm sizinle. İnanılmaz kurtarıcıdır acil durumlarda böylesi yada daralmış vakitlerin ferahlatıcısıdır adeta. Çayın yanına bir şey var mı diye soracaklarsa keyif anında evdekiler yada çocukların arkadaşları baskın yapmışsa ansızın, elimizin altında olmalı böyle sevilesi tarifler. Evlenirken annemin tarif defterini olduğu gibi kendi defterime geçirmiştim ve yıllardır en büyük danışmanımdır kendisi. Hatta en güzel ve en işlevsel çeyizim oldu diyebilirim:))
Son aldığım beyaz peynir çok tuzlu çıkınca kahvaltı sofrasında yerini alamadı. Ben de nasıl değerlendiririm diye düşünürken malum defterden bulduğum bu tuzlu tarif, peyniri bir çırpıda tükettiriverdi:))


Malzemeler
250 gr margarin (yarıyarıya tereyağ ile karışık kullanabilirsiniz) oda sıcaklığında
250-300 gr klasik beyaz peynir-rendelenmiş
1 paket kabartma tozu
1/2 tatlı kaşığı tuz
1 yumurta-beyazı içine sarısı üzerine
yumuşak hamur olacak kadar alabildiğine un. 

Yapılışı
yağ, yumurta beyazı ve rendelenmiş peynirleri mıncıklayarak karıştırın
un, tuz ve kabartma tozunu ekleyerek hamur yapın
hamuru 5 bezeye ayırın ve her bezeyi yemek tabağı büyüklügünde açın
sigara böreği yapar gibi 8 eşit parçaya kesin ve rulo yapın
üzerine yumurta sarısı sürün ve çörekotu veya susamla süsleyin.
180 derece fırında üzeri kızarana kadar pişirin. 

NOT: Peyniriniz benimki gibi çok tuzluysa tekrar tuz eklemeyin.
Ölçüden 40 adet çıkıyor, fazla ise yarım ölçü yapın.

Afiyet Olsun


13 Ocak 2015 Salı

Ah Bu Havalar...

Orhan Veli, kulakların çınlasın emi:) Nasıl bir başlangıç yaptım yeni yıla anlamadım gitti. Kar, tatil, ev hapsi... Ruhumu teslim ettim kara. Zaten aramız hiç iyi değildir, vurdu gitti en şiddetlisinden. Allah dışarıda olanlara yardım etsin, ben evde bile gerildim. Gram zevk almaz mı insan, mevzubahis kişi ben olunca, almıyor işte. Hatta bilmem kaç gün tatil ardından çocuklara cuma günü okulların açık olduğu haberi verilince kızımla aramızdaki konuşmayı aktarayım size:)
-Anne kar yağarsa okullar açık bile olsa ben gitmeyeceğim.
-Kızım arkadaşların okuldayken sıkılırsın tek başına, kiminle oynayacaksın ki kar? (ılımlı,sevecen anne ben )
-Seninle oynarız:)
-Hayatta çıkmam dışarı ( gerilmiş ve kararlı anne)
-Tamam çıkmana gerek yok ben eve taşırım
-Bence sen yarın okula gitmelisin!!! (kötü anne)
Yani psikolojimdeki iniş ve çıkışları görüyor musunuz? Bu kadarla sınırlı değil elbette. Öyle kasıldım ve evin içinde bile üşüyormuşum gibi hissettim ki enerjimi yükseltecekmiş gibi her gün farklı bir tatlı yapıp yedim. Bana maliyeti 2,5 kg. :(
Yaptığım işlere de yansıdı bu denge bozukluğu. İlk kez bloğumda yayınlamadan bazı resimleri diğer sosyal paylaşım sitelerinde yayınladım. Yani ihanet ettim. Öyle zor geldi ki kafayı toparlayıp bilgisayarın başına geçmek, tek tuşla gönderivermek gibi işin kolayına kaçtım malesef. Üstelik birazdan ekleyeceğim fotolardan da anlayacağınız gibi, bir yandan baharı getirme çabasıyla çalışan ben, bir yandan da ısınma çabasına girdim. Nasıl mı, gelin beraber bakalım.


Altta gördüğünüz beyaz çerçeveler kahverengi ve dört adetti. Nedense:)) Onları bir güzel beyaza çevirip perdelerime uygun bir resimle kullandım. Takım olsun diye de arkadaki 3'lü çerçeveyi de pano olarak değerlendirdim.


Kırlentlerime de uydular. Çiçekler bahar havası estirsin dedim ama yetmedi.


Tamam, o zaman koridora da pembe çiçeklisini yapalım. Renkler iç açıcı mı, evet. Peki benim içim açıldı mı, hayır. 


Neyse en azından üretme çabam devam ediyor tesellisi ile kalan iki adet çerçeveyi de kar konseptine uydurup siyah beyaz çalıştım. Kızımın siyah fon kağıtlarına stencıl ile yaptığım desenler süsledi içini.


Elbette yağsın kar, su lazım, mikroplar kırılsın, çocuklar oynasın ama bendeki his, şifa niyetine işte:))
Gönlüm yaz istedi, bu sefer de deniz teması geldi aklıma.


Deniz feneri, deniz yıldızı, balıklar derken gerçekten özlediğimi hissettim.


Baktım olmadı ısıtmıyor içimi, aldım Esenciğimin hediyesi çantamı (nam-ı diyar hobicigeldihanım), attım içine şişi yünü, bari birşeyler öreyim dedim. Canım arkadaşım, ne kullanışlı oldu benim için bir bilsen. Teşekkürler bu vesileyle bir kez daha:))


Benim güzellik, boyunluk ve bere istedi, anneciği yaptı. Bu durumlarda kızlar kurtarıcı. Ne örsem diye düşünürken ona "istediğin bir şey var mı" dedim ve hemen bulup beni kurtardı sağolsun:))


Sonra da bir süeter. Konu mankeni okulda olunca yastığa giydirdim. Biri beni durdursun. 
Durumu anlatabilmişimdir inşallah. Kısacası gelgitlerin bol olduğu iki haftayı atlattıktan sonra çooook şükür bugün güneş var ve ben kendime geldim. Üstelik uzunca da bir post yazdım. Ve şimdi uzun zamandır ziyaret edemediğim blog dostlarımı gezeceğim. 
Önümüzdeki iki hafta yine buralarda olamayacağım çünkü dönem sonu sınavlarım var ve tatil sebebiyle sınavları sıkışan kızıma yardım etmeliyim. Analı kızlı karnelerimizi alana kadar hoşça ve sevgiyle kalın. 











30 Aralık 2014 Salı

2014 Son Post :)

Karlı bir İstanbul sabahından herkese günaydıııın:) Ne güzel oldu özlemle karı bekleyen arkadaşlarım ve çocuklar için değil mi? Günlerdir kar sayıklayan kızımın heyecanını görünce ben bile mutlu oldum:))) Ama bildiğiniz gibi benim pek aram yok, hatta bunca yeni yıl telaşına rağmen kar temalı bir çalışmam bile olmadığını fark ettim. Fark ettim de ne oldu, yaptım mı sanki, hayıııır. İçimden gelmedi ki:))) Onun yerine ben size yine çiçekli birşeyler göstereyim, olur mu?


Pembiş çiçekler kondu baharatlıkların üzerine.


İçleri pembe görünsün istedim, çift renk çalıştım.


Minik puantiyeler de yakıştı bence.


Bir de topluca göstereyim:)) Mevsimle çok alakalı olmadı ama olsun, yaparken bende bahar havası esmiş demek ki... 
Bu arada kızım yılbaşı partileri için arkadaşlarıyla görev paylaşımı yapmış. Herkesin annesinin neyi güzel yaptığını konuşup kararlaştırmışlar. Kızım da "benim annem güzel kurabiye yapar" deyince, önlük boyuna geçtiği gibi mutfak yolu göründü bana. Ne keyif o kuzucuklara birşeyler yapmak. Ben ne kadar uzaksam da kış delisi kızım kurabiye temalarını kendine uydurdu ve isteği üzerine anneciği ona bu kurabiyeleri hazırladı. Ama hakkını yememem lazım, süsleme konusunda kendisinden ciddi yardım aldım. Büyüdü galiba :)))


Sonra hazır başlamışken servis şöförü, hostes ablamız ve öğretmenlerimize de bir kutlama olsun, sevgimizi kurabiyelerimizle ifade edelim diyerek sıraladık kalpleri.


Evime gelen eşe dosta da birer tane tadımlık olsa fena mı olur? Biraz da onlar için süsledik :)


Renklileri bitirdik geçtik kurabiye adamlara, üzerlerine biraz kar yağdırdık. Bunlar da okula havale:))


Ama ben de kahvenin yanına eşlik etsin bayılırım bu atıştırmalıklara. Bu da bizim olsun o zaman. 


Bitti işte, hepsi bu kadar. Şimdi sağ üst köşeye yakın içi boş görünen fincan var ya, onu kahve ile doldurup içmeye gidiyorum. 


Tanıdığım tanımadığım, yeri gelip birlikte sevindiğim, yeri gelip derdine kederlendiğim, beni güldüren, hüzünlendiren, düşündüren, keyiflendiren, paylaşan, bilgilendiren, şurada geçirdiğim kısacık vaktime değer katan blog dostlarım...
Sanki herşeyi sıfırlayacak, yeni bir defter alıp baştan yazmaya başlayacakmışız gibi heyecanla beklediğimiz yeni yılın, karşılıklı anlayış, hoşgörü, iyi niyet, saygı ve barış dolu olmasını, açtığımız her sayfanın, iyilik ve güzelliklerle, katıksız sevgilerle dolmasını, değerli bulduğumuz her varlığın bu yıl da bizimle olmasını diliyorum. Sağlık, afiyet, bereket ve huzur dolu bir yıl olsun 2015.
Hepinizi sevgiyle kucaklıyorum:))))













LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...