Bremen mızıkacılarını andıran bu görüntü benim zigonlarım ve kare sehpama ait. Kare olanı daha önce burada anlatmıştım. Kalan üçlü zigonu da oturma odam için beyaz olsun istedim.
İşe girmişken ortadaki sehpayı da ele aldım. Altı üstü 110 x 110 cm dümdüz kare bir sehpa:)
Bu sefer zımparadan kurtulmak için parlak yüzey astarı ve su bazlı akrilik boya ile çalıştım. Bir güzel boyandı ve bitti.
Çok da iyi oldu diye mutlu olmuştum ki kursağımda kaldı. Bir sonraki gün zigonları kullanıp içiçe koyarken bacaklarının birbirine çarpmasıyla boya kağıt gibi soyulup dökülmeye başladı. İşte kabus, başımdan aşağı kaynar sular indi sanki. Bu sonucu yaşayıp nedenini bilen var mı bilmem ama benim kendime gelmem zor oldu. Yapılan bir işi sil baştan yapmak çok sıkıcı çünkü ilk yapışımdaki istek ve heves kırılıyor.
Kaçar mısın sen zımparadan, ders olsun bir daha kolaya kaçma... Tekrar zımparalanır, boyanır, sabrın sonuna kadar gelinir ve başarılır.
İki kat zaman, iki kat emek ama şükür ki mutlu son...
Hepimiz için hayırlı, bereketli ve enerji dolu bir hafta olsun




.jpg)
.jpg)
.jpg)




