20 Nisan 2014 Pazar

Yılan Hikayesi

Uzun bir aradan sonra yazabilmek ne güzel. Gönülden bir merhaba hepinize. Bu aralar zamanın nasıl geçtiğini pek anlamadım doğrusu. Hem kişisel işlerim hem de havanın güzelliğini fırsat bilerek yaptığım ziyaretlerimle günler geçiverdi. Yeni haftanın başlamasına yarım saat kadar kalmışken dayanamadım ve ertelemeden paylaşmak istedim sizlerle. Benim şu yılan hikayesine dönen 5. madde nihayete kavuştu. Başlarken bir çırpıda halledeceğimi düşündüğüm, aslında hiç de zor olmayan bu işte, yaşadığım aksilik beni bezdirmedi desem yalan olur. Peki neydi o iş?


Bremen mızıkacılarını andıran bu görüntü benim zigonlarım ve kare sehpama ait. Kare olanı daha önce burada anlatmıştım. Kalan üçlü zigonu da oturma odam için beyaz olsun istedim. 


İşe girmişken ortadaki sehpayı da ele aldım. Altı üstü 110 x 110 cm dümdüz kare bir sehpa:)


Bu sefer zımparadan kurtulmak için parlak yüzey astarı ve su bazlı akrilik boya ile çalıştım. Bir güzel boyandı ve bitti.


Çok da iyi oldu diye mutlu olmuştum ki kursağımda kaldı. Bir sonraki gün zigonları kullanıp içiçe koyarken bacaklarının birbirine çarpmasıyla boya kağıt gibi soyulup dökülmeye başladı. İşte kabus, başımdan aşağı kaynar sular indi sanki. Bu sonucu yaşayıp nedenini bilen var mı bilmem ama benim kendime gelmem zor oldu. Yapılan bir işi sil baştan yapmak çok sıkıcı çünkü ilk yapışımdaki istek ve heves kırılıyor. 


Kaçar mısın sen zımparadan, ders olsun bir daha kolaya kaçma... Tekrar zımparalanır, boyanır, sabrın sonuna kadar gelinir ve başarılır. 


İki kat zaman, iki kat emek ama şükür ki mutlu son...

Hepimiz için hayırlı, bereketli ve enerji dolu bir hafta olsun







8 Nisan 2014 Salı

Sanaldan Gerçeğe

Bugün blog arkadaşım Esen' le sanal başlayan arkadaşlığımızı gerçeğe dönüştürdük ve buluştuk. Çok keyifli ve güzel bir gündü benim için. Esen sıcacık yaklaşımı ve samimiyetiyle çıktı karşıma. Güzel bir mantı ve üzerine nefis bir çay keyfi... Nerde mi? Ortaköy' de deniz havası eşliğinde. Sohbet çok tatlı geldi, tekrarlamak lazım:))) Esenimin beğendiği bir resim vardı, ona bir hatıra olarak bu resmi kutunun kapağına dekupe ettim. Böyle iple, iğneyle, makasla, boncukla işi olan bizlerin malzemeleri için gerekli oluyor malum... Kullandıkça beni hatırlasın arkadaşım...




Veeee Esencim de hem beni hem kızımı düşünerek bakın ne cici şeyler hazırlamış. Anneciğinin ördüğü dantelin üzerine yakma gülüyle yaptığı broş pek şık. Yeşil kırmızı KSK renkleriyle cüzdanım ve kızımın lavantalı baykuşu inanılmaz sevimli.  Esen olur da nazar boncuğu olmaz mı:)) Süslemiş getirmiş canım benim. Çooook beğendik. Hatta anında elimden kapılıp kaçırıldı:)) Ellerine sağlık arkadaşımın. 


Mehtap Hanımcım, Esen'den selamınızı da aldım. Güzel duygu ve düşünceleriniz için sonsuz teşekkürler, bilin ki karşılıklı. Sizinle de en kısa zamanda görüşürüz inşallah:)) 

3 Nisan 2014 Perşembe

Mutlu Olsun Diye

Çok sevdiğim bir arkadaşım bugünlerde oldukça yorgun ve tadı kaçık. Haftasonu misafiri de varmış, yaptığım bu tepsi onu mutlu eder, keyfini biraz yerine getirir mi acaba? Telefon etsem, yarın iş dönüşü bana uğra desem ve sürpriz yapsam nasıl olur?




Herkese şimdiden mutlu bir haftasonu dilerim....

1 Nisan 2014 Salı

Dergilik

Bugün kısa bir post olacak ama arayı uzatmak istemediğim için yayınlıyorum. Listenin son maddesi mi derseniz, hayır... Sadece araya soktuğum bir çalışma zira son maddenin işi uzundu ve ben son günlerde çok da istekli olmadığım için biraz ihmal ettim. Ama sanırım haftasonuna kadar biter. Bu dergilik de arada renk olsun :)




Dekupajla birlikte içine ve dışına yağlıboya eskitme çalıştım. Sahibi güle güle kullansın:)) 
Sevgiyle kalın...

25 Mart 2014 Salı

Sıradaki...

Yeni bir postta sıcacık bir merhaba size:)) Yağmurlu bir güne inat, salı sallanır sözüne inat, yaşadığım gribe inat ayaktayım, savaşıyorum ve çalışıyorum... Olur ya hani göze görünmez dişe dokunmaz işler, hani bekler ya el atmamızı bir kenarda, hep önüne geçer ya daha ilginç çalışmalar, yeni meraklar; benim listede 4. madde (ilk 3 madde bundan önceki postlarımda) o garipleri beklemekten kurtarmakla ilgili... Artık bana uzaktan somurtarak bakmayacaklar:))

Biliyorsunuz ben balkonumu maviş maviş yapmıştım,


bir de böyle ciciler asmıştım...


Şimdi de bu minik kutuyu yapıverdim. 


Uzun zaman önce alıp kenara koyduğum, hatta kutuları açana kadar varlığını unuttuğum bu minik çerçeveler de günyüzüne çıktı. Bakalım içlerine ne koyulacak...


Veee, mutfak için bir güzellik daha


Kızımın hoşuna gitti, o menü oluşturdukça ben de ne pişireyim derdinden kurtuluyorum. Merakı geçene kadar rahatım yani:))


Sukulentlerimi de unutmadım, bebişlerini ayırdım, toprak değişimlerini yaptım.


Kendi açımdan verimli ve keyifli bir hafta geçirdiğim için mutluyum. 

Benden şimdilik bu kadar, bir sonraki posta kadar hoşça ve sevgiyle kalın:)) 









20 Mart 2014 Perşembe

Notluk

Kaldığımız yerden devam edelim mi? Listeme istikrarlı bir şekilde uyuyorum. Birinci ve ikinci maddeyi tamamladıktan sonraki madde bir kurtarma operasyonu. Evet evet tam olarak öyle. Neyi mi kurtarıyorum? Mutfağıma not almak için bıraktığım ama nedense tam lazım olduğunda hiç yerinde bulamadığım kalemimi:))


Biraz hamur kabartma, dekupaj, azıcık süs püs, evdeki bir not defteri ve işlem tamam. Kendim için bir iyilik yapıp duvara astım, artık yeri sabit. Işıktan dolayı resmi balkon duvarımda çektim ama mutfağımdaki yerine cuk oturdu:)) 
Kaldı iki madde, en uzununu sona koydum, sonra bahar için aklımdaki değişimler şimdilik bitiyor. Sevgiyle kalın....

17 Mart 2014 Pazartesi

Bugün Günlerden Beyaz

Geçen postumda bir liste yaptığımı söylemiştim. Listemin 2.maddesi de tamamlandı:)


Kahverengi sepetim yenilendi beyaz oldu. İçindekiler de size gelsin:))


Bu da camel rengi bir sepetti, beyaz oldu. Sevgili Juliette, ön soldaki sukulentimin durumu beni endişelendiriyor. Yapraklar neden aşağıya doğru iner ki?


Bu seramik tabağı 1 Nisan 2007 de annem bana hediye etmişti. Oldukça yıprandığı için,


o da beyaz oldu. Önce eskitme düşündüm ama bu duruşu bir ferah geldi ki gözüme... Biraz kullanayım sonra bakarsınız ki eskimiş:))


Bu da Sibel Küçük' ün atölyesinin açılışında gördüğüm, çok kibar bulup aldığım, onun yaptığından başkasını beğenmeyip aynısını yaptığım polyester çerçevem. Malzeme de fikir de hazır olunca iş çok kolay:)) Bu da beyaz....

Bu ara etrafımdaki herşeyin iç açıcı olmasını istiyorum. Neden acaba? Neyse sanırım başlığımın sebebi anlaşıldı. Hepinize ruhunuzun tazelendiği, içinizin neşelendiği, keyfinizin geldiği, bembeyaz bir hafta dilerim....





LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...