6 Şubat 2014 Perşembe

Ve Tatil Bitti...

Kısa bir ayrılığın ardından kocamaaaaan bir merhaba hepinize:) İzmir dönüşü nereden başlasam, neler anlatsam... Öncelikle şunu söylemeliyim, bu sefer çok içime sindi ve gerçekten keyfini çıkardım.  Sizleri de ortak etmek için çektiğim bazı fotoları paylaşmak istiyorum...
Karneler alındı şimdi tatil zamanı, çocuk varsa eğlenceli mekan seçimi önem arzediyor. Önceden de tanıdığımız Bornova Buz Sporları pistini ziyaret ettik. Kesinlikle harika bir pist, tavsiye ederim.


Güneşi bulunca hep açık havada geçirdik günlerimizi. Burası da Bornova Forum...



Sırada Alsancak... Sevinç Pastanesi önünde sıcak sımsıcak bir yüz beni bekliyordu. Kadriye Tırtıl :)


Beraber Kordon'a açıldık veeee


kahvelerimizi içip bol bol sohbet ettik. 


Bizim işlerle uğraşıp Kadriye Hoca'yı duymayan yoktur sanırım. Büyük beğeni ile izlediğim çalışmaların sahibiyle birlikte olmak bu gezinin en değerli anıydı... 


Güzelyalı'ya doğru bir bakış attıktan sonra meşhuuur saat kulemiz...


Hemen arkamızı dönüp Kemeraltı ziyaretine başlıyoruz. Asla uğramadan dönmem. Arayıp da bulamayacağınız bir şey olduğuna inanmıyorum burada. 


 

Bizim istikametimiz Kızlarağası Hanı. Tarihi dönercimizde karnımızı doyurduktan sonra fincan kahvesi içmemiz lazım:)) İşte olmazsa olmazlardan biri....


Cevahir bedesteninden geçerken eski eşyalar dikkatimi çekiyor. Ne çabuk unuttuk bazılarını...


Veeee işte sıra sıra fincanda Türk kahvesi yapan dükkanların bulunduğu sokaklar...


Gündüz vakti bu ne mi, çengisiz olur mu:))


Şükrü Bey'de güzel bir köşeye kurulduk,


kahvelerimizi içtik ve


güneşi Karşıyaka'ya geçen vapurda batıralım diyerek, elimizdeki gevrekle bir yandan martıları besleyerek 


 bir yandan gruba bakarak Karşıyaka'ya vardık.


Küçükken koşup koşup eteğinde kaydığım anıt,


ve sevdamız KARŞIYAKA...


Yine bir sabah Karşıyaka'da balıkçı barınağı. Salaş yerleri oldum olası severim:) Bir çay keyfi yapıp denizin mavisinde martı seslerini dinlemek inanılmaz huzur verici.


Bize eşlik eden martılar ve pelikan dostumuz da burada....


Ardından kızım için güzel bir yer daha...


O ata binerken ben de kardeşimle birşeyler atıştırdım. Güneş bizi hiç yalnız bırakmadı.


Kahve vakti, nerde içsek? Hemen yakındaki Gondol hem bize hem de kızıma uygun.


Sebebi bu, hem açık havada oturabildik hem de dayısıyla eğlendi...


Aradan seçebildiğim kareler bunlar. Anlatacak çok şey var, mesela gevrek, kumru, boyoz yedim :)) ama bu günlük bu kadar. Umarım sizin için de bir güzellik olmuştur:))


20 Ocak 2014 Pazartesi

Çikolata Kutusu

Merhaba, haftanın ilk gününde umarım herkesin keyfi yerindedir. Okullu çocukları olanlar bilir, yarıyıl tatili öncesi son haftadayız:) Bu benim için ne demek? Takip edenler bilir ki, tatil demek İzmir demek. Bu yüzden heyecanlı ve güzel bir haftaya başladım. Bu hafta hazırlıklarla geçeceği için geçen hafta biraz sıkışıp gitmeden önce aklımda olan işleri bitirmek istedim. Bunlardan biri babamın operasyonunu yapan hocamız Prof. Dr. Erdal Apaydın için tasarladığım kutuydu. Giderken yanımda götüreceğim. Kalıcı ve ona özel bir şey olsun istedim. Bakalım beğenecek misiniz...


Defter şeklindeki kısım boştu. Ben de hocamızın TV'de robotik cerrahi ile ilgili yaptığı konuşmanın, kurs başkanlığına ait bir programın ve önsözünün çıktılarını alıp defterin yerine yerleştirdim.


Arkasındaki kartpostalı ve defterin altında gibi duran parçayı 1 ve 2 kat olmak üzere kartonla, defteri de hamurla kabarttım ve biraz da hırpalayıp eski görüntüsü vermeye çalıştım. Resimdeki kendir ipi de yerini gerçeğine bırakınca boyut işi bitti. Bu ara vazgeçilmezim yağlıboya ile de eskitmesini yaptım.


İçini de dekupaj ve eskitmeyle bitirdikten sonra geriye çikolataları doldurmak kaldı. Tatlı yiyelim tatlı konuşalım değil mi:))

Hepimiz için harika bir hafta diliyorum...





10 Ocak 2014 Cuma

Neydin Ne Oldun....

Yeni bir yenileme çalışmasıyla buradayım:)  Balkon masa sandalyelerini beyaza çevirdikten sonra uzun süre gözümün yemediği zımpara işine bulaşmamak için beklettiğim bir çiçeklik vardı elimde. Komşum atmaya kalkınca el koymuştum:)


Malzeme almaya gittiğimde parlak yüzey astarı da almıştım. Gerçekten zımparaya gerek bırakmayan bir ürün mü diye merakımı gidermek için bundan daha uygun bir eşya olamazdı elimde. Hem küçük hem de rengi değişecek...


Önce açılmış ve darbeli yerleri ve rölyef pasta ile doldurdum:)


Sonra mobilyalarıma uygun renge boyadım ve beğendiğim çiçek deseni ile dekupajını yaptım.


Kenar ve bacakların üst yüzeylerini çatlattım ve


vernikleme ile işi bitirdim. İşlemlerden dolayı bekleme süresi biraz uzun ama yormayan pratik bir çalışma oldu. 

Güzel bir haftasonu geçirmeniz dileğiyle kucak dolusu sevgiler...










6 Ocak 2014 Pazartesi

Kontür Rölyef Hevesi...

Merhabaaaaaaaaa, herkese iyi haftalar... Ben gayet iyi başladım doğrusu. Geçen hafta ansızın aklıma geliveren bir çalışmayı paylaşmak istiyorum sizinle. Çarşamba gecesi otururken gözüm karşımda duran kutuya takıldı. Üzerine kabartma bir şeyler yapayım derken alıp bir kenara koyduğum kontür rölyefi hatırladım. Acaba kendim çizsem nasıl olur dedim ama neredeeee bende o sabır. İlham gelecek, ki yolu çok uzun, bekleyecek vaktim ve sabrım yok:))  Aklıma düştü bir kere. Biran önce başlamalıyım.... Alırsın zımparayı eline, gece gece bir coşarsın ki sorma. Astarını da yapıp bıraktım ve ertesi gün geceden düşündüğüm gibi, hali hazırdaki mühürlerimden faydalanıp bastım kutunun üzerine. Sonrası kendiliğinden geldi....


Aman bende bir keyif ki görmelisiniz. Sanatçı gibi hissettim kendimi:)) 


Kendimi öyle bir kaptırmışım, zamanın nasıl geçtiğini anlamadım. Beni uğraştıran işlerle inanılmaz rahatlamış ve yenilenmiş hissediyorum kendimi. Bu normal değil mi:))


Şimdi biraz neler yaptığımı anlatayım. Rölyeften sonra boyadım,


antik eskitme yaptım, sonra yağlıboya eskitme


 ve en son parmak yaldızla hatları belirginleştirerek vernik attım. Şimdi de sizin yorumlarınızı bekliyorum.

Günleri güzel, enerjisi yüksek, kahkahası bol bir hafta olsun....
Sevgilerimle






31 Aralık 2013 Salı

Yeni yıl kurabiyeleri geldiiiiii....

Benim on parmağında on marifet arkadaşım Dilek yine döktürmüş. Şunların albenisine bakar mısınız:) 


Bu durumda yapılacak tek şey var, tarifini alıp paylaşmak... Belki akşama yapmak isteyenler olur. Ben hiiiiç zahmet etmeden hazıra konan bir şanslıyım ama size de cicili bicili bir öneri olsun....


MALZEMELER
100 g tereyağ
100 g margarin
1 su bardağı pudra şekeri
1 adet yumurta 
1 paket vanilya
1 bardak buğday nişastası
2 bardak un
rondodan çok ince çekilmiş fındık vs. ya da zencefil eklenebilir. 

YAPILIŞI
Tereyağ ve pudra şekeri karıştırılır, yumurta ve vanilya yedirilir, nişasta ve un eklenerek hamur yapılır.  İnce açılan hamur dilediğiniz kalıpla kesilerek 170 derecede yaklaşık 10 dk gibi bir süre pişirilir. Sevginizi de katarak renk renk şeker hamuru ile süsleyebilirsiniz. 

Not:Kalıbınız küçükse 50 civarı büyükse 25 adet gibi kurabiye çıkıyormuş.

Afiyet olsun....

Hey gidi günler heeeeey....

Bugün sizlerle yılın finalini yapalım istemiştim. Bir kez daha geçmişe veda ve yeniye merhaba diyeceğiz...  Her yılı biraz hüzünlü kapatırım ama mutluluğum inanılmaz büyük olur. Yeni sayfa açar gibi umutlar, hayaller, planlar, beklentiler tazeleniverir yüreğimde. Hayat her saniye bir şeyler götürürken yenisini avuçlarıma koyuverir. Farkında olmadan akıp gidiveren zaman içinde yaşanmışlıklarımız ne kadar taze ne kadar yakın gelir oysa ki...

                                                        Yıl 1984, sınıf 5, yaş 11.... 


Annem benim yaptığım bu elbezileri yazımı da üzerine iğneleyip saklamış ve bana verdi. O zamandan meraklıymışım bu işlere:)


Yıl 2000... Bir yılın değil bin yılın bitimi...Milenyum milenyum diye çıldırmışdık:) Hatıra olsun diye havlu alıp koymuşuz kenara...

İşte bugün gülümseyerek baktım o yıllara ve sizinle de paylaşmak istedim. Neler geliyor neler geçiyor da hızını farkedemiyoruz bile.  Unutulanlar, hatırlananlar... 

Yarın, hepimiz için tüm sıkıntıları geride bırakacak hayallerimizin, umutlarımızın, beklentilerimizin gerçekleşeceği günlerin başlangıcı olsun. Karşılıklı sevginin, saygının, insanların yüzünden gülümsemenin eksik olmayacağı sağlık dolu, bereketli güzel günler...

YENİ YILINIZ KUTLU OLSUN



30 Aralık 2013 Pazartesi

yılın son hediyesi

Geçen hafta hediyelerim dağıtmakla meşguldum, ve inanılmaz keyifli geçti. Ziyaretlerimi bitirdim ve gönlüm rahat bir şekilde yeni yılı karşılamaya hazırım:)) Bu de yılın son hediyesi....


Arkadaşımın evlenen kardeşi için hazırladım. Bu karanlık havada flaşsız çekim yapamadığım için renkler çok net değil ama rölyef ve yağlıboya eskitme bu sonbaharı anımsatan desen ve renklere gitti diye düşünüyorum. 


Yarın yılın son günü. Bir yılı daha geride nasıl bıraktığımızı düşünüp önümüzdeki yılın merakını yaşayacağımız bir gün. Öyleyse finali birlikte yapalım ve yarın tekrar görüşelim...

Bu hafta içimizde cıvıl cıvıl kuşlar uçsun...




LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...